Önce Şunu Sorun: Müşteriniz Uygulamayı Kaç Kez Açar?
Mobil uygulama kararının merkezinde tek bir soru var: müşteriniz bu uygulamayı ne sıklıkla kullanacak? Haftada bir ya da daha az kullanılacak bir uygulama, telefonda yer kaplayan ve neredeyse hiç açılmayan bir simgeye dönüşür. Sık ve tekrarlı kullanım yoksa uygulama yatırımının geri dönüşü oldukça düşük kalır.
Mobil Uygulama Ne Zaman Mantıklıdır?
- Müşterileriniz haftada birden fazla kez kullanır — sadakat programı, düzenli sipariş veya abonelik gibi.
- Push bildirim göndermek istiyorsunuz — indirim, kargo durumu, randevu hatırlatıcısı gibi anlık mesajlar.
- Telefon donanımına erişim gerekiyor — kamera (QR/barkod okuma, fotoğraf yükleme), GPS/konum, NFC.
- Çevrimdışı çalışma şart — internet bağlantısı olmadan da kullanılabilmesi gerekiyor.
- Özel kullanıcı deneyimi kritik — web tarayıcısının sınırlarının dışına çıkmak istiyorsunuz.
Web Sitesi Ne Zaman Yeterlidir?
- Müşteri sizi yılda birkaç kez ziyaret ediyor — bilgi almak, teklif istemek veya alışveriş yapmak için.
- Ürün veya hizmetlerinizi tanıtmak, fiyatları göstermek yeterli.
- Online ödeme veya form doldurma gibi temel dijital işlemler var ama bunlar karmaşık değil.
- Bütçe sınırlı ve önce dijital varlık kurmak istiyorsunuz.
- Uygulamaya özel bir neden (bildirim, kamera vb.) yok.
Uygulamanın Gizli Maliyetleri
Bir mobil uygulama yaptırmak sadece geliştirme bedeliyle bitmiyor. App Store (Apple) ve Google Play mağazasına başvuru süreçleri, yıllık ücretler, her işletim sistemi güncellemesinde gereken bakım çalışması ve kullanıcı destek yükü var. iOS için ayrı, Android için ayrı geliştirme yaptıracaksanız maliyet neredeyse iki katına çıkıyor. Uygulamayı yaptıktan sonra da canlı tutmak için bütçe ayırmaya devam etmeniz gerekiyor.
Mobil uygulama bir prestij meselesi değil, müşteri alışkanlığı meselesidir. Müşteriniz uygulamayı düzenli açmıyorsa, o uygulama eninde sonunda silinir.
